arama

Erkeklerin yarısı ev işlerinin eşit paylaşıldığını söylüyor ama kadınlar aynı fikirde değil

  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • refahgazetesi refahgazetesi

Çocuklu ailelerde işlerinin büyük kısmını kimin yaptığına yönelik kadınlarla erkeklerin algısı arasında belirgin fark olduğu yeni bir araştırmayla ortaya kondu.

Araştırmaya katılanların çoğu erkeklerle kadınların çocuk bakımı ve ev işlerini eşit şekilde üstlenmesi gerektiğini belirtse de kadınların yalnızda yüzde 20’si bunun gerçekte uygulandığını kaydetti. Erkeklerdeyse bu oran yüzde 40 olarak belirlendi.

Ancak yine de kadınların üçte biri partnerlerinin çocuk bakımı ve ev işlerini üstlenmesinin ailenin genel mutluluğunda en büyük farkı yarattığını söyledi.

Araştırmayı yapan ebeveyn sitesi Netmums ev işlerinin nasıl paylaşıldığına yönelik iki bin ebeveynle görüştü.

Kadınların neredeyse 4’te üçü (yüzde 74) mesai saatleri veya şekli nasıl olursa olsun ev işleri ve çocuk bakımını üstlenmede hala en büyük payın kendilerinde olduğunu kaydetti.      

Netmums’ın Yayın Müdürü Annie O’Leary “Veriler her şeyi ortaya koyuyor. Bazen dayanılmaz olabilen yükü omuzlayan kadın sayısı çok fazla” dedi.

Bu sorunun kimi zaman şirketlerin çoğunun odak grubunda sıkıntıya sebep olduğunu sözlerine ekleyen O’Leary “Şimdiye kadar tartışılan hiçbir şey bu kadar duygusallık yaratmamıştı” diye konuştu.

O’Leary kadın ve erkeklerin ev işlerinin eşit şekilde paylaşıldığı düşüncesi noktasındaki farklılığın “yüzyıllardır erkeklerin arka koltuğa oturduğu ve kadınların yükü üstlendiği ebeveynliğin” ürünü olduğunu söyleyerek şöyle devam etti:

Evet babalar bugün daha fazla iş yapıyor ancak bu açıkça ihtiyaç duyulanın yalnızca bir kısmı. Bu yüzden daha kat edecek çok yolumuz var.

Ev içi cinsiyet eşitsizliğine yönelik acil bir çözüm bulunmadığını belirten O’Leary, Netmums’ın araştırmasının “önemli bir ilk adım” olduğunun altını çizdi. O’Leary işverenlere anne ve babalara eşit ebeveynlik hakkı sunulması noktasında da çağrıda bulunarak şunları söyledi:

Ortak ebeveynlik izni gibi girişimler kişilere daha önce hiç yapamadığımız ortak ebeveynliği uygulayabilme yöntemi için çerçeve sunuyor. Ancak iş dünyasının bizimle bizim istediğimiz çizgide çalıştığından ve ebeveynleri izne çıktığı için cezalandırmadığından emin olmalıyız. Ayrıca ücret eşitsizliğine yönelik mücadelemizi de kazanmalıyız. Çünkü bu yüzden çoğu ailede babanın anne kadar izin almasını aile (maddi anlamda) kaldıramıyor.

Araştırmada yer alan ebeveynlerin büyük kısmını oluşturan yüzde 77’lik kesimin medyada yeterince temsil edilmediğini düşündüğünü de söyleyen O’Leary, aile yaşamına dair daha görünür ve çeşitli örneklerin bu sorunun çözümü için katkı sunabileceğini kaydetti. Bu kesim içerisinde özellikle beyaz tenli olmayan ailelerin veya evli olmayan ebeveynlerin gerçekten de medyada yeterince temsil edilmediği kaydedildi.

Bu alanda daha fazla yol kat etme gereksinimine rağmen O’Leary’e göre, hem anneler hem de babalar,ebeveynliğin yüzde 67’sinin erkekler tarafından yüzde 68’inin de kadınlar tarafından paylaşılmasını destekliyor. Ayrıca her iki taraf da ebeveynliğe ait sorumlulukların cinsiyete dayalı şekilde paylaştırılmaması noktasında aynı görüşte.

O’Leary sözlerini şöyle sürdürdü:

Bu takdir edilmesi gereken bir şey. Aynı soruyu 20 yıl önce sorsaydık aynı oranlara ulaşmayı başarır mıydık emin değilim. Bu cinsiyet eşitliğinde bir bütün olarak ne kadar yol kat ettiğimize yönelik muhteşem bir gösterge. Ancak hepimizin bildiği üzere, eşit şekilde ebeveynlik yapmadığımız sürece gerçek anlamda cinsiyet eşitliğine ulaşmış olmayacağız. Bunu başardığımızı düşünen erkeklerin iki katına çıkmasıyla istediğimiz noktaya neredeyse ulaştık. Ancak yine de günlük yaşamın gerçekliğiyle ideallerimizin örtüşmesi için kat edilecek daha çok yol var.

etiketlerETİKETLER