arama

WordPress teması satarak ayda 30 bin $ kazanmak

  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • refahgazetesi refahgazetesi

Hiç kod bilmeyen eski bir bankacı’nın muhteşem başarısı.

Kahramanımız MHThemes adında kurulmuş bir girişim. Yazının orijinaline bu sayfadan ulaşabilirsiniz.

Merhaba. Geçmişinizde neler yaptınız ve şu an ne üzerinde çalışıyorsunuz?

Merhaba, Benim adım Michael Hebenstreit, Frankfurt, Almanya’da yaşayan eski borsa simsarı ve girişimciyim. Profesyonel magazin teması, haber temaları ve gelişmiş blog temaları üzerine yoğunlaşmış MHThemes WordPress şirketinin kurucusu ve CEO’suyum. Yıllık 360 bin $ gelir elde ediyoruz.

MH Themes’e başlama motivasyonunuz neydi?

Benim geçmişim şu an uğraştığım şey ile çok alakasız. Kariyerime banka endüstrisinde başladım, borsa simsarı olarak Almanya içinde çeşitli bankalarda ve komisyon firmalarında çalıştım.

Bir kaç yıl öncesine kadar WordPress’in ne olduğunu bile bilmiyordum, tahmin edersiniz ki nasıl kodlanacağına dair en ufak bir fikrim yoktu. Aynı zamanda kodlama, tasarım ve IT konusunda da hiç eğitim almamıştım. Bununla beraber, çok çabuk sıkılmaya meyilliyim, genellikle çok çılgın iş fikirlerim var (çoğunlukla gerçekleşmeyen). HTML site deneyimlerim ilk günlerinde bir çeşit hobiydi. Bu WordPress çıkmadan çok önceydi. 2010 yıllarında online pazarlama ve SEO ile ilgilenmeye başladım, o zamanlar bir şeyler denemek için 2–3 magazine sitesi yaptım. Bu WordPress’i ilk öğrendiğim zamandı ve bu o zamanlar tam aradığım şeydi.

Bu iş tek adam ile başladı, bugün bile sadece 2 kişiyiz

Yayınladığım magazine’ler uzerinde çalışırken kullandığım temalardan memnun degildim. İsteklerimin tamamını karşılamıyorlardı, ben de kodları kurcalamaya ve gerçekten ne yaptığımı bilmeden bir şeyleri ayarlamaya başladım.

Yaparak öğrenmek öğrenmenin en iyi yoludur. Kod düzenlemede gittikçe iyileşip istediğim hale geliyordum. Artık WordPress’in temelde nasıl çalıştığını öğrenmeye başlamıştım, WordPress Codex ile birlikte bir çok doküman okuyup kendimi geliştirmeye devam ettim.

Bir gün sıfırdan bir wordpress teması tasarlayıp kodlamaya karar verdim, o ara çok vakit alıcı bir şeydi, ve kesinlikle şu an yaptığım şeyin temeliydi. Ve tema üreticileri’nin Themeforest’da ne kadar para kazandıklarını gördüm. Sayılamayacak kadar çok tema olması beni etkilemişti, buna rağmen bazıları ürün satma işinde baya başarılılardı. Arkadaşlarım ve ailemden ilk amatör temam için süper geribildirim aldım, ama çok büyük ve potansiyeli olan bir pazarda olduğumu anlayınca daha derinlere inmeye karar verdim.

İlk Ürünü oluşturma süreci nasıl gitti?

Kendi siten için WordPress tema geliştirmek binlerce insana stabil ürün satmaktan tamamen farklı. Bunun tamamıyla farkındaydım, ilk aşamada -hala bankada çalışırken- sürekli becerilerimi ve tema işini kapsayan her konuda kendimi geliştiriyordum.

Sonra bir gün, Bunun benim tüm zamanımı ve enerjimi aldığını fark ettim. Tema işini tam zamanlı yapmaya başladım. Finansal açıdan endişlenmeyecek kadar para biriktirmiştim. Bir keresinde ihtiyacım olan kaynakları kullanabildiğimi ve rahatça PHP ile kod yazabildiğimi hissettim, ilk ticari projemi yapmaya başladım. Dediğim gibi, ben tasarımcı değilim, ve yaratıcı şeyler yaparken bile muhtemelen çok rasyonel ve iş-odaklıyım. Hayatımda photoshop veya herhangi tasarım programı kullanmadım.

Bu nedenlerden başlangıçta profesyonel tasarımcı ile çalıştım. Onun işi mükemmel magazine teması tasarlamaktı, ben kod kısmına bakacaktım. İlk temamızı ThemeForest’da yayımlayıp, karı paylaşacaktık. Bu beklediğimiz gibi olmadı. ThemeForest’a tema gönderdikten sonra anında reddettiler çünkü onların görüşüne göre tema yeterince özgün değilmiş. Bu işi tamamen bitirmeye ve banka endüstrisindeki işime dönmeye çok yakındım.

Bu, kesinlikle çok karışık ve yıldırıcı bir deneyimdi, özellikle tasarımcıyı aldıktan sonra; tüm ağır işlerin içine sokmak. Bu işi tamamen bitirmeye ve banka endüstrisindeki işime dönmeye çok yakındım. Fakat bir kaç gün düşündükten sonra tasarımcı ile işbirliğimizi sonlandırıp, kendi tasarımlarımı tekrar yapmaya başladım.

Tasarım programlarını nasıl kullanacağım hakkında en ufak fikrim yoktu, ben de tarayıcıda ön izlemesine bakarak kodlamaya başladım. Nasıl bir magazine teması istiyorsam öyle kodladım, web tasarım üzerine çok düşünmeden, diğer insanların sevip sevmeyeceğini aldırış etmeden kendi zevkime göre CSS ile şekillendirdim.

Kod editörüm Coda. MAMP ortamında geliştiriyorum. Versiyon kontrol için Assembla.com desteğiyle Versions kullanıyorum. İlk temamın yayımlanması 300 saatimi aldı. Bu genel olarak hala öğrenme ve deneme sürecinde olduğum içindi. Şubat 2013’de şu an WordPress için çok popüler olan ve dünya çapında binlerce kişinin kullandığı MH Magazine temasını çıkardık (Burdan bir çok örnek kullanımı görebilirsiniz MH Themes showcase)

Karım ve ben ilk ürün sattığında neler hissetmiştik tahmin edemezsiniz. Yaptığınız bir şeyin insanlar tarafından beğenilmesi süper bir his ve eşime desteği için çok minnettardım. Hala öyleyim.

Kullanıcıların ilgisini nasıl çektiniz ve MH Themes’i nasıl büyüttünüz?ThemeForest’daki tema süreci ile karşılaştıktan sonra ürünümü satmak için başka yerler aradım. Bir yere bağlı olarak iş yapmayı sevmiyorum, sonra düşündüm en iyisi kendi marketimi oluşturmak. Buna uygun bir tema kodladım ve MH Themes’i yayına aldım.

Fakat insanlar sadece sizin kendinize ait bir siteniz var diye birden gelip ürününüzü almıyorlar. Ve SEO yapmaya başladım, blog yazıları yazdım, sosyal medya kanalları kurdum, benzer sitelere reklam verdim vs…

Ayrıca daha çok kullanıcının ilgisini çekmek için “lite” versiyonunu WordPress.org’da yayına aldım. O zamanlar -2013- çok iyi iş çıkardı ve karı çok çabuk büyüttü, çoğunlukla aylık %100’den fazlaydı.

Kasım 2013’de temayı tasarım platformu Creative Market’de yayına aldım, ThemeForest için güzel bir alternatif olduğunu düşündüm. Ama orda WordPress temalarının çok satmadığını görünce bıraktım.

Buna rağmen Creative Market bizim için mükemmel seçimdi. Marketin avantajları için değil -ki bu hiç yoktu, en azından WordPress için-, Ama vergi, fatura ve kanun işleri ile uğraşmadan tema satmamızı sağlıyordu.

Almanya’da şirket işletmek -Genel olarak Avrupa Birliği- baya acı verici. Bir çok regülasyon ve vergi işleri ile uğraşmanız gerekiyor, özellikle global satış yapıyorsanız. Ve Creative Market aracılığı ile satmaya karar verdim.

2014 başlarında aylık 10bin $ barajını ilk defa geçtik. İş çok iyi gidiyordu, ve yönetim işlerinden Creative Market payını alıyordu. Bunun sayesinde vaktimi geliştirme, destek verme ve pazarlamaya ayırabiliyordum.

Sitemize gelen kullanıcıları Creative Markete yönlendirmemiz sonucu ürün orada popüler hale geldi. 2014’de Creative Market’de en popüler WordPress teması haline geldi.

2014 Ocakta WordPress’in kurucusu Matt Mullenweg tarafından işletilen firma Automattic ile iletişime geçtik. Premium Partner olmamızı ve temalarımızı WordPress.com üzerinden satmamızı teklif ettiler. Temamızın milyonların huzuruna çıkacak olmasından çok heyecan duyduk. Bunun üzerine anlaşmayı imzaladım ve ürünlerimizi onların platformu için hazırlamaya başladık, bunun için baya emek sarfettik.

İş Modediliniz ne ve karı nasıl arttırdınız?

Görüldüğü gibi ana kaynağımız MHThemes tema satışı. Satışlar genellikle organik, satın alan kişilerin başkalarına tavsiye etmesi ve Lite versiyondan gelip Premium sahibi olmak isteyenler. (WordPress.org’dan) Adwords ve Facebook ile PPC (Tıklama başına para) reklamı yapıyorduk, ki bu baya iyi çalışıyordu. Bunların ötesinde gelirimizin %10’unu oluşturan davetiye tabanlı satış ortaklğı sistemimiz vardı.

Bu aralar aylık 30 bin $ aylik gelirimiz var, geçen yıla oranla %10 düşük. Bence bu durgunluk pazarın değişimi ile alakalı, buna sonra geleceğim. Fakat ben özellikle mutluydum ki sitemiz gelirini gittikçe arttırıyordu. Aylık 225 bin dolayında ziyaretçi alıyoruz, ve bir çok tema ve plugin geliştirici ürünlerini incelememizi istiyor.

(Bir Örnek.) Sitemizde WordPress hosting şirketlerini önermeye başladık, ve WordPress temaları rehberi yayınladık ve 3.parti temalar önermeye başladık. Bu yönlendirmeler sayesinde yönlendirdiğimiz firmalar’dan para alıyoruz.

Yıllar boyunca bir sürü WordPress tema ekledik, fakat hiç biri birinci ürünün başarısına yaklaşamadı. Ayrıca bir kaç ücretsiz WordPress teması yayımladık, ama beklentileri karşılamadı. WordPress.org’da “lite” versiyonunu yapıp premium tema satma işi her zaman başarıya ulaşmıyor.

Bence insanlar MHMagazine temasına odaklandığımızı farketti ve eklediğimiz yeni özelliklerden sonra onu satın almaya yönlendiler. Buna göre tüm temaları içine alan fiyat listeleri oluşturduk, ve kullanıcılarımız arasında popüler hale geldi. Özellikle gurur duyduğum şeylerden biri MH Themes’i çok düşük kaynaklar ile ayakta tuttum. Eşim e-maillere cevap verme ve ufak işlerde bana yardımcı oldu, ve şubat 2016 da tam zamanlı işçi olarak katıldı. Bu iş tek adam ile başladı bugün bile sadece ikimiziz. İhtiyaç durumunda dışarıdan destek alıyoruz fakat hala tüm süreci ben yönetiyorum bu da haftanın her günü günlük 10 saat civarı çalışmak demek. Kısacası bedel ödemeden başarıya ulaşılamıyor.

Buna rağmen bazı rakipler görüyorum 10’dan fazla çalışan ile 30, 40 hatta 60 dan fazla WordPress teması yapıyorlar. Bazen merak ediyorum : Eğer biz iki kişi ile başarılı oluyorsak, 10 dan fazla işçi ile aynı kaynaklar ile nerede olurduk?

Yaparak öğrenmek, öğrenmenin en iyi yolu.

Fakat insanları yönetmenin zor olabileceğini biliyorum. Daha fazla kaynak her ne kadar iyi görünse de bunu yönetmek ve beklenmeyen sorunlarla uğraşmak çok fazla zaman ve efor gerektirir.

Aylık 30 bin $ dolaylarında geliriniz olduğunda 1-3 bin $ arası gider oluyor (Dış kaynaklara bağlılığına bağlı olarak), yatırım için baya para kalıyor. Biz son bir iki senedir bu paranın belirli kısmını çeşitli satın almalara yatırdık.
Bir kaç tema marketi ve WordPress ile alakalı satın almalar yaptık. Onların içeriğini ve trafigini kullanarak sitemizi güçlendirdik, ve sonra o temaları tedavülden kaldırırken müşterilerini kendi marketimize yönlendirdik. Bu kesinlikle işimizi baya güçlendirdi.

Hala ilgileneceğimiz satın almalara bakınıyoruz, ne yazikki WordPress işinde gün geçtikçe -makul bir zaman aralığında -yatırımın geri dönüşü zorlaşıyor.

Şu anda aylık sabit gelirleri arttırmaya çalışıyoruz. Buna ek olarak her ay yeni kullanıcılar geliyor, binlerce lisansı bitmiş eski kullanıcılarımız var. Asla otomatik yenileme sunmadık, aynı zamanda yenilemenin mümkün olduğunu bile açık bir şekilde gösteremedik. Şu an bir çok müşterimiz lisanslarının bittiğinin farkında değiller. Şu anda bu kullanıcılara bildirim gönderme üzerinde çalışıyoruz böylece onlar lisanlarını yenileyip ürün güncellemelerini tekrar almaya başlayacaklar, bu tahmin ettiğimden de iyi gidiyor.

Bence girişimcilerin kavraması gereken diğer önemli şey, özellikle digital ürün satanlar, çok fazla zaman ve para kazanabilirsiniz vergi, fatura ve kanunlar yerine sadece işinize odaklanırsanız. Daha önce bahsettiğim gibi ödeme almak için öncelikle Creative Market kullanıyorduk ama 2014 yılı itibarıyla FastSpring kullanıyoruz. Başka marketlerde satmaktan daha ucuz ve basit.

Gelecek Hedefleriniz neler?

Bence WordPress tema marketi son bir kaç yıldır oldukça değişti. 2013 yıllarında WordPress tema yapmak ve bir şekilde popüler olmak basitti. Şu an pazar doyğunluğa ulaştı ve oldukça kalabalık. Pazarlamaya çok fazla zaman ve para yatırımı yapmadan ve ürüne ait komünite oluşturmadan oldukça başarılı bir ürün yapmak nerdeyse imkansız. Her gün bir çok süper WordPress tema yayınlanıyor, fakat bir çoğu popüler olmuyor ya da kayda değer kullanıcının ilgisini çekemiyor. Bu üzücü ama gerçek.

Bununla beraber WordPress‘in büyük potansiyeli ve erişimi sayesinde, bir kaç ay kadar idare edebilecek satış rakamalarına ulaşmak mümkün. Bence bu iyi bir strateji değil. Aylık 1–2 bin $ getiren bir temayı başarılı olarak veya güvenilir bir işmiş gibi görmüyorum. İlginç bir niş alan seç, tek ürün geliştir ve hedef kitlen için türünün en iyi haline getir.

Mesela bir çok tema marketi aylık yeni tema yayınlıyorlar (bazen daha fazla) ve her birinden üç kuruş para kazanıyorlar. Ve bir gün ellerinde 50’den fazla destek bakıma muhtaç tema oluyor. Bu anlayışa uzun vadede iyi şanslar diliyorum.

Bence ilginç bir niş alan seç, tek ürün geliştir ve hedef kitlen için türünün en iyi haline getir. Eğer tek bir niş için market açarsanız, portfoliosunda bir çok farklı kitleye ve amaca hizmet eden marketten daha iyi pazarlama yaparsınız.

Buna göre, Ana ürünümüze daha çok odaklanmayı ve WordPress geliştikçe geliştirmeyi planlıyoruz. Bir kaç yıl içinde WordPress büyük ihtimal bugünki gibi olmayacak. Şu an bile Gutenberg gibi editörlere yöneldiğini görebiliyoruz.

Geçenlerde yazmıştım, Gutenberg’in fanı olduğumu ve doğru yöne gittiğimizi söyleyemem (Özellikle WordPress ekosisteminin tamamını düşünürsek), ancak sorumlu kişiler tarafından karar verilen şey bu gibi görünüyor.

WordPress rekabetçi ve geleceğe yönelik gelişmesini anlıyoruz, ancak Gutenberg’in belirsizliği, bu değişikliklerin mevcut WordPress ekosistemini nasıl etkileyeceğini daha net görene kadar tüm geliştiricileri beklemeye itti.
Çok kısa bir zamanda tüm bunlar halledilirse biz tekrar önümüzü görüp yenilikler ve geliştirmeler yapabiliriz. Bir çok WordPress geliştiricisi ile konuştum, çoğu aynı şeyi yapıyor. WordPress’in çekirdeğine bağımlı olmak ve ne olacağını beklemek rahat bir durum değil, özellikle geriye-dönük-destekleme bir öncelik ise.

Bağlılıktan konu açılmışken, 2014’de wordpress.com da satış yaptığımızdan bahsetmiştim. Bir kaç nedenden ötürü Haziran 2017’de wordpress.com’da satış yapmayı bıraktık. Maalesef bizim işimiz için kabul edemeyeceğimiz değişiklikler yaptılar, ve biz de ürünlerimizi kontrol altına almayı tercih ettik.

Bence diğer WordPress şirketlerinin gelecekte hayatta kalabilmesi için evrilmesi lazım. Muhtemelen önümüzdeki aylarda toplu bir değişiklik göreceğiz, muhtemelen bir kaç sürpriz göreceğiz. Bence günden güne şirketler SaaS modeline evrilecek, onboarding (Kullanıcıları ağırlama) ve kullanabilirliğe odaklanıp herşey-bir-arada çözümler sunacaklar. Daha fazla büyüme sağlayacaksa ve bizim için mantıklı ise biz de bu olasılığı değerlendirebiliriz.

Ayrıca, WordPress dışındaki iş fırsatlarına bakmakta iyi fikir. Biz şu an yeterince karlıyız, diğer alanlara genişlememize izin verecek mali temelimiz var.

Ben başka ilginç iş teşebbüslerine baya açığım, bunun için sürekli takipteyim. 2015 yılında Array Internet adında bir şirket kurdum, WordPress işimizin çatı firması gibi çalışıyor. Fakat bu şirketi diğer online işlere çeşitlilik sağlamak için kullanmayı planlıyorum.

Karşı karşıya kaldığınız en büyük zorluk nedir ve üstesinden geldiğiniz engeller nelerdir?

Yaşadığım en büyük zorluk işe doğru insanı almak. Biz çok karlıyız (Ç.N : Anladık tamam), kolayca işimizi bir sonraki seviyeye geçirecek yetenekli bir takım işe alabiliriz. (veya başka iş teşebbüslerini deneyimlemek için) Fakat, öyle görünüyor ki işe almak o kadar kolay değil. Bi kere denemiştim, çok iyi gitmedi. Geliştirici almıştım ve böylece daha çok yönetimsel işlere ve pazarlamaya odaklanabilcektim, fakat sonunda geliştiricinin gerekli yeteneğe sahip olmadığı ortaya çıktı. Bir çok kodu yeniden yazdım ve bir sürü zaman ve para kaybetttim.

Belki bu benim ile alakalı, fakat insanları alıp kovma kültürünü sevmiyorum. Daha yeni bahsettiğim kötü kod yazımından dolayı bile geliştiriciyi kovmadım. Bunun yerine onu başka işlerde kullandım -Grafik işleri, Video produksiyon, içerik oluşturma, müşteri hizmeti ve diğer roller.
Ve en sonunda, yürümedi, ve işbirliğimizi sonlandırdım. Tüm bu deneyimler bana oldukça çok zaman, para ve enerjiye mal oldu. Ve işleri kendim halletmeye devam ettikçe, farkettim ki tekrar çok verimli olmaya başladım. — tersine, benim fikrim, olması gereken bu. Halen bu işi tek başıma idare ediyorum… Bu haftada 7 gün, günde en az 10 saat demek oluyor.

Steve jobs bir seferinde demişti ki : “Zeki insanları alıp ne yapacaklarını söylemek saçma, Biz onları ne yapmamız gerektiğini söylesin diye işe alıyoruz.” Gerçekte, bu tür insanları bulmak uzun iş. Çoğu insan biraz kazanmak ve hayatını geçindirmek için iş bakıyor. Gerçekten şirkete katkı sağlayacak kişileri bulmak zor.

Kendi vizyonları ve fikirleri ile bir şeyleri ileriye götürecek insanlara ihtiyacımız var, sadece yap dediğini yapacak birine değil. Fakat özellikle iyi becerilere sahip, fikirleri ve vizyonu olan insanlar genellikle kendi işlerini kuruyorlar ve işe almak için uygun değiller — en azından bizim çapımızda bir firma için mantıklı değil.

Eğer baştan başlayacak olsaydınız neyi farklı yapardınız?

Eğer baştan başlayacak olsam, tamamıyla niş bir ürüne odaklanırdım ve onu pazardaki en iyi ve en popüler ürün yapardım. Karı arttırmak için ek bir şeyler yayınladım, çoğunlukla rakiplerim aynı şeyi yaptığı için. Bu kesinlikle hataydı. Yani, biz baştan beri basitçe tek bir ürüne odaklandık, fakat şimdi 9 farklı ürünümüz var ilgilenmemiz gereken. Sürekli tema çıkartan yeterince WordPress şirketi var. Bizim onlardan biri olmamıza gerek yok.

Bizim mottomuz baştan beri “nicelikten ziyade nitelik”. Geçmişe bakınca, keşke bu mottoya sıkı sıkıya bağlı kalsaydık.

Özellikle faydalı ve avantajlı gördüğün bir şey oldu mu?

Bence zamanlama bizim işte en mükemmel şeydi. Bahsettiğim gibi, WordPress pazarı 2013 ‘de bugünden çok farklıydı. Eğer WordPress işine başlamak isterseniz ve özgün ve özel bir teklifiniz yoksa, sizin için paranızı ve zamanınızı harcayabileceğiniz daha iyi işler vardır. Özellikle Gutenberg ile gelen değişiklikler ile. Belkide Gutenberg editor ile WordPress Temaları bir avuç CSS kodlarına dönüşecek, sadece tasarımı halletmen gerekecek, bu da bizi aynı tasarıma sahip bir sürü WordPress şirketlerine götürecek ve rekabet daha da zorlaşacak.

Yeni Başlayan indie hackers’lara tavsiyelerin neler?

Ne yaparsanız yapın, olabildiğince odaklanmaya çalışın. Sunmak istediğiniz şeye karar verip bunun üzerine koyarak onu pazardaki en iyi ürün haline getirin. Rekabeti çok yakından izleyerek veya yaptıklarını kopyalarak odagınızı kaybetmeyin. Bir şeyleri farklı şekilde yapın, kitlenizi bulmaya çalışın ve isteklerini dinleyin.

Eğer yapabiliyorsanız, işletmenizi büyütecek doğru insanları işe alın. Bırakın başarınızda pay sahibi olsunlar, onları fikirleri ve vizyonları ile katkıda bulunmaları için motive edin. Eğer bunu yaparsanız, lütfen bana ulaşıp nasıl yapmam gerektiğini anlatın 🙂

Sanırım benim verebileceğim en önemli tavsiye 3.parti şirketlere ve marketlere bağlı kalmayın. Ve son olarak ilk zamanlarda ilk ürünümü red ettikler için ThemeForest’a teşekkürler. Aksi halde, baştan kendi sitemize odaklanamaz, şu an bazı sorunlarımız olurdu. Şu günlerde çoğu ThemeForest tema üreticisi envatonun getirdiği değişiklikler ve marketin doygunluğu dolayısıyla karlarında düşüklük yaşıyorlar, bu direkt işletmelerini etkiliyor. Bu yüzden çok güzel ürünleri olan ama işleri iyi gitmeyen tema üreticileri görüyorum.

Hepiniz şunu aklınızda tutmalısınız ki pazaryerleri kendi işlerini kendi değerleri ile yönetiyorlar, bu her zaman sizin çıkarınıza uygun olmayabilir. Sonuç olarak olabildiğince kontrol edin ve pazaryerlerini sadece tanıtım için kullanın, başka bir sebep de yok zaten.

Orjinal Kaynak : https://www.indiehackers.com/businesses/mh-themes

etiketlerETİKETLER
okuyucu yorumlarıOKUYUCU YORUMLARI

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.